Saturday, September 06, 2014

Amsterdam Diary


Bisiklet kültürünün bir hayli gelişmiş olduğu ve yaklaşık 1 milyon bisikletin bulunduğu tahmin edilen Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da geçirdiğimiz rüya gibi bir haftayı sizinle paylaşıp, orası hakkında bilgi vermek amacıyla bu satırları yazıyorum. Aslında bunu çok daha önce yayınlamalıydım, fakat bütün fotoğrafları toparlamak biraz zamanımı aldı. Bakalım ben neler yapmışım, nereleri görmüşüm...



Öncelikle gitmeden önce mutlaka daha önceden araştırma yapıp gideceğiniz yerlerin listesini çıkarın ve cep rehberlerinden alın, size çok yardımı olacaktır :)


Yemek - Food 

Yemek konusunda sıkıntı çekeceğinizi zannetmiyorum. Çünkü her yerde fast food restaurantların olmasının yanı sıra neredeyse her ülkenin mutfağını da tatmanız mümkün. Aç kalmazsınız yani :)



Chipsy King bizim ilk uğradığımız patatesçiydi. Mutlaka tatmalısınız çok lezzetli ve doyurucu bir atıştırmalıktı. Tadı kesinlikle damağınızda kalacak ve tekrar yemek isteyeceksiniz :)





Üstte gördüğünüz bizim her gün uğradığımız yer olan "Febo". Mutlaka karşınıza bir tane çıkacaktır çünkü bir çok şubesi mevcut. Biz hep meydana yakın olan şubesine gitsekte meğer otelimizin arka sokağında da varmış ve biz son gün keşfedebildik :( Sipariş verip alma şansınız olsa da daha keyifli olanı duvardan almanız. Bozuk paranızı atıp istediğiniz ürünün yanındaki tuşa basınca cam açılıyor ve içinden yiyeceğinizi alabiliyorsunuz. Fakat bir uyarım olucak yiyeceğin tutarı kadar para atın çünkü para üstü vermiyor ama onu da düşünmüşler ve fotoğrafta gördüğünüz paranızı bozduran makineyi de yapmışlar :) 



En sevdiğimiz cafelerden biri Dam Square'de bulunan "Cafe Zwart". Yorgunluğunuzun ardından dinlenip kahvenizi yudumlayabileceğiniz ve Wi-fi imkanı sunan bir yer.


Stroopwafels iki ince hamurun arasında karamel olan bir waffle türü ve marketlerde falan da bulabileceğiniz gibi sokaklarda daha büyükleri de satılıyor fakat biraz ağır olduğundan dolayı çok yememenizde fayda var.

Hollanda Peyniri - Holland Cheese

Hollanda diyince akla gelen şeylerden biri de peynirdir. Mutlaka peynirlerini tadın ve damak zevkinize uygun olanları alın, bir de peynir müzelerine uğramayı unutmayın :)








Çiçek pazarına da uğrayıp Hollanda lalelerine bir göz atın :)

Müzeler - Museums

Rijksmuseum



Anne Frank Huis

İki sene önce Anne Frank'in günlüğünü okumuştuk. Amsterdam'a gitmeye karar verdiğimizde Anne Frank'in evini de görebileceğimden dolayı çok mutlu olmuştum. Aynı Yıldızın Altında filminden sonra da popülerliği artan bu yere girebilmek için 1 saat 45 dakika sıra bekledim. Ama değdi mi derseniz kesinlikle değdi. O kadar merak ettiğim, hakkında her şeyi okuyup filmini izlediğim bu yere gitmeden olmazdı tabii ki de. Mutlaka gitmişken görmeniz gereken bir yer ama kuyrukta bekleyeceğiniz süreyi de hesaba katmanızda fayda var.




Van Gogh Museum

İstanbul Modern'de sergisi olmuştu bir zamanlar, ama gidince hayal kırıklığına uğramıştım çünkü tabloları yoktu sadece resimlerimden oluşan similasyon gösterisi vardı. Kim derdi tablolarını da görebileceksin diye. Amsterdam'da bulunan Van Gogh müzesi sanatçının en çok eserinin bulunduğu yer. Bunun yanı sıra kendisinin paletini ve boya tüplerini bile görmeniz mümkün.


Alışveriş - Shopping

Alışveriş açısından bir çok mağazaya ev sahipliği yapıyor. Hatta dolaşırken girdiğimiz sokaklarda çoğu tesadüfen karşımıza çıktı. Bunun yanı sıra hediyelik eşya satan dükkanların hepsi neredeyse aynı ürünleri aynı fiyata satıyor, bu yüzden belki daha güzeline daha uygun fiyatla bulurum diye düşünceye kapılmanıza gerek yok. Hoşunuza giden bir şeyi anında almanızda fayda var :)




Tekne Turu - Boat Tour

Kanallar arasında yapılan tekne turları bir çok farklı noktadan hareket ediyor ve 1 saat sürüyor. Tabii ki sizin daha uzun süreli olanları seçmenizde mümkün. Biz o gün feci derecede yağmura yakalanmıştık, o yüzden ertesi gün yapmayı planladığımız tekne turunu yağmurlu havaya denk getirdik, fakat dinmesini umduğumuz yağmur bir türlü dinmedi. Kanallar arasında gezmenin en güzel yolu olan tekne turuna çıkmadan Amsterdam'dan dönseydik ayıp ederdik doğrusu :)




Vondelpark

Amsterdam'ın en büyük ve en ünlü parkı olan Vondelpark çimenlere uzanıp dinlenmeniz için harika bir yer. Açık hava tiyatrosunda veya parkın sahnesinde bir çok ücretsiz konser düzenlenmekte. Ben gitmeden önce programa bakmıştım fakat bize denk gelen bir konser olmamıştı, sizde mutlaka gitmeden önce parkın internet sitesindeki programa bakmayı ihmal etmeyin :)



ve sizi diğer fotoğraflarla başbaşa bırakıp Amsterdam sokaklarında gezintiye çıkarıyorum...















8 comments:

  1. resimleri çok güzel çekmişsin bayıldım!

    ReplyDelete
  2. Her kare ayri bi güzel gidip gelmis kadar oldum :)

    ReplyDelete
  3. Merhaba
    2 sene önce ben de gitmiştim, hala da gidesim var. Fotoğraflarla o zamana geri döndüm:=)
    Blogunuzu takibe aldım bana da beklerim, sevgilerle...
    www.neclasolen.com

    ReplyDelete
  4. Resimler harika bende gitmek istiyorum ya :)
    Sizi takibe aldım, bende bloguma beklerim ..
    http://yagmur-serhats.blogspot.com.tr/

    ReplyDelete
    Replies
    1. Çok teşekkür ederim, kesinlikle görülmesi gereken bir şehir :)

      Delete